Osmanlı
İmparatorluğu

Sultan Birinci Mahmud, 2 Ağustos 1696 günü İstanbul'da
doğdu. Babası Sultan İkinci Mustafa, annesi Saliha Valide Sultan'dır. Büyük
annesi Gülnuş Sultan'ın sevgi ve ilgisiyle büyüdü. Sekiz yaşından beri kafes
hayatı yaşadığı halde zekası, iyi niyeti ve kuvvetli karakteri sayesinde
kendini harap etmekten kurtardı. Küçük yaşlardan itibaren çeşitli hocalardan
dersler aldı. Tarih, edebiyat, ve şiirle meşgul oldu. Özellikle musiki ile
uğraştı.
Sultan Birinci Mahmud, 1 Ekim 1730 tarihinde, 35 yaşında iken padişah oldu.
Devrindeki en değerli kimseleri seçip iş başına getirdi. Karakter sahibi,
azimli, müşfik, merhametli, dikkatli, ve sabırlı bir insandı. Kendi
zevkinden çok milletin refahını düşünerek hareket etti. Bu sayede babası ve
amcasının düştüğü hatalara düşmedi. Hayatının son iki yılını hasta geçiren
Sultan Birinci Mahmud, 13 Aralık 1754 tarihinde 59 yaşında iken vefat etti.
Sultan İkinci Mustafa'nın Yeni Camiideki türbesine defnedildi
MİMARİ ESERLER
Patrona Halil İsyanından sonra tahta çıkan Sultan Birinci
Mahmud döneminde, imar faaliyetleri Lale Devri'ndeki kadar hareketli
değildi.
Bu dönemin en büyük eseri Hekimoğlu Ali Paşa Camii ve Külliyesi'dir.
Tophane'deki Sultan Birinci Mahmud Çeşmesi de o dönem yapılan eserler
arasındadır.
Sultan Mahmud zamanında İstanbul dışında da eserler yapıldı.
Bu dönemde Halep'te Osman Paşa Külliyesi ve
Kahire'de Habbaniye Sultan Birinci Mahmud Tekke ve Sebili inşa edildi.
Ayrıca;
Erzurum Vezir İbrahim Paşa Camii,
Cağaloğlu Hacı Beşir Ağa Külliyesi,
Şumnu Şerif Halil Paşa Camii ve Külliyesi inşa edildi
İSYAN KARGAŞASI
Sultan Birinci Mahmud, padişahlığının ilk günlerinde,
kendisini tahta çıkaran isyancıların isteklerini yerine getirmek zorunda
kaldı. Sultan Üçüncü Ahmed, devrinde yapılmış olan köşk ve konakların çoğu
isyancıların istekleri sonucu yakılıp yıkıldı. Devlet adamları ve memurlar
isyancıların düşünceleri doğrultusunda atandı. Ancak bunlardan bazıları,
Şeyhülislamdan öldürülmeyeceklerine dair fetva aldıktan sonra, görevden
kendi istekleriyle ayrıldılar.
İsyancıların lideri konumundaki Patrona Halil de Sultan Birinci Mahmud'a
olan bağlılığını bildirmişti. Ancak devlet işlerine müdahale etmek
istiyordu. Sultan Birinci Mahmud'dan kendisini yeniçeri ağalığına
getirmesini ve Rusya'ya karşı savaş açmasını istedi. 15 Kasım 1730 günü
tören yapılacağı bahanesiyle saraya çağrılan Patrona Halil ve yandaşları
yakalanarak öldürüldü.
Patrona Halil yandaşları öldürülme korkusuyla tekrar ayaklandılar. Sultan
Birinci Mahmud, Sancak-ı Şerif çıkarttı ve halktan ayaklanmanın bastırılması
için yardım istedi. İsyanlardan bıkmış olan halk, padişaha yardımcı olarak
ayaklanmanın kısa sürede bastırılmasını sağladı (28 Ocak 1731
ISLAHAT HAREKETİ
Sultan Birinci Mahmud'un yaptırdığı ıslahatlar daha çok
askeri konularda yoğunlaşıyordu. Fransa'dan gelen Kont De Bonnevale,
müslüman olup Humbaracı Ahmed Paşa adını aldı ve çeşitli ıslahatlar yaptı.
Topçu Ocağını ve bozulmaya yüz tumuş olan Humbaracı Ocağını yeniden
düzenleyen ve Osmanlı ordusuna yetenekli subay yetiştirmek amacıyla Kara
mühendishanesini (Mühendishane-i Berri Hümayun) açan Ahmed Paşa'nın bu
çalışmaları sayesinde, Osmanlı Rus savaşlarında başarı sağlandı. Sultan
Birinci Mahmud Lale Devri sırasında başlatılan kültür faaliyetlerini de
sürdürdü
İRAN İLİŞKİLERİ
Osmanlı İran Savaşları devam ederken çıkan Patrona Halil
İsyanı yüzünden, İranlıların son saldırılarına cevap verilememişti. 1731
yılında başlatılan karşı saldırı bir yıl devam etti.
30 Temmuz 1731'de Kermenşah geri alındı, 16 Eylül 1731'de Korican Zaferi
kazanıldı, 11 Ekim 1731'de Urmiye Kalesi alındı ve 4 Aralık 1731 günü de
Tebriz geri alındı. 10 Ocak 1732 günü imzalanan Ahmed Paşa Antlaşması ile
Kafkasya Osmanlılara, batı İran ve Azerbaycan İranlılara kaldı. Güneyde Kasr-ı
Şirin sınırı değişmedi, kuzeyde Aras ırmağı iki ülke arasında sınır yapıldı.
Ahmed Paşa antlaşması ne Osmanlı Devleti'ni ne de İranlıları tatmin etmedi
ve çatışmalar 1746 yılına kadar devam etti. Osmanlılar 19 Temmuz 1733 günü
Bağdat önlerinde bir zafer kazandılar. 1743 yılında İran Şahı Nadir Şah Irak
sınırına saldırdı (29 Mayıs 1743) ve Musul'u kuşattı (27 Eylül 1743).
29 Temmuz 1744 günü Kars'ı da kuşatan Nadir Şah, iki üç ay sonra kuşatmayı
kaldırmak zorunda kaldı ve geri çekildi (9 Ekim 1744). 4 Eylül 1746 günü
yeni bir barış antlaşması imzalanmış, ancak denge iki taraf lehine de
bozulmamış ve sınırlar değişmemiştir
RUS - AVUSTURYA SAVAŞLARI
Rusların, Lehistan'ın iç işlerine karışmaları, Avusturya ile
ittifak yapma çalışmaları, devam eden İran savaşları sırasında Kırım
ordusunun Kafkasya üzerinden geçmesine izin vermemeleri ve Azak kalesini
işgal etmeleri gibi sebepler, Sultan Birinci Mahmud'un 16 Haziran 1736 günü
Rus seferine çıkma kararını almasına yol açtı.
4 Ağustos 1737 günü Banyaluka Zaferi kazanıldı. Balkanlara ve Kırım'a
saldıran Rus kuvvetleri bozguna uğrayarak geri çekildiler. 1 Eylül 1739 günü
Belgrad kalesi geri alındı. Osmanlı Devleti'nin Avusturya cephesinde de
başarılı olması, Rusya'nın barış istemesine sebep oldu. Osmanlı Devleti 18
Eylül 1739 tarihinde Avusturya ve Rusya ile Belgrad antlaşmasını imzaladı.
Belgrad antlaşmasına göre Azak kalesi Ruslara bırakılacak, Rusların savaş
sırasında elde ettiği diğer topraklar Osmanlı Devleti'ne teslim edilecek ve
Ruslar Karadeniz'de savaş ve ticaret gemisi bulundurmayacaktı. Bu
antlaşmanın imzalanmasında Fransa'nın katkıları oldu ve Fransa'ya daha önce
verilmiş olan imtiyazlar arttırıldı.
Sultan Birinci Mahmud'un son yılları barış içinde geçti. Ancak bu aralar
meydana gelen yangınlar İstanbul'da büyük zarara yol açıyordu. 28 Aralık
1745 günü çıkan büyük İstanbul yangını sırasında Balat ve Fener'de 800 ev
yandı. Beş yıl sonra çıkan başka bir yangında İstanbul'un birkaç mahallesi
ve tarihi konakları kül oldu (4 Şubat 1750). 3 Eylül 1754 günü büyük
İstanbul Depremi meydana geldi. İstanbul'un beş altı gün içinde 14 defa
sallandığı bu deprem sırasında Ayasofya, Bayezid ve Fatih camilerinin
kubbeleri de zarar gördü