Osmanlı
İmparatorluğu
Sultan Dördüncü Mehmed 2 Ocak 1642'de İstanbul'da doğdu.
Babası Sultan Birinci İbrahim, annesi Turhan Hatice Sultan'dır. Annesi
Rusdur. Sultan Dördüncü Mehmed orta boylu, beyaz tenli ve yanık çehreliydi.
Ata çok bindiği için vücudu öne eğikti. Annesi onu çok iyi yetiştirdi. İyi
bir ilim tahsili gördü. Babası Sultan İbrahim'in öldürülmesi üzerine 8
Ağustos 1648 günü, henüz yedi yaşında iken padişah oldu. Ava ve edebiyata
çok meraklıydı. Ava olan merakı yüzünden tarihte Avcı Mehmed olarak anılır.
Beş vakit namazı cemaatle kılardı. İçkiyi şiddetle yasaklayıp, içki
imalathanelerini kapattırdı. Sadrazamlığı, Köprülü ailesine vermekle çok
isabetli bir karar aldı. Sultan Dördüncü Mehmed zamanında Osmanlı Devleti en
geniş sınırlarına kavuştu.
Hayatının büyük bir kısmı saray entrikalarıyla geçti. İkinci Viyana
bozgunundan sonra, ordunun ve devlet erkanının oybirliği ile 8 Kasım 1687
günü tahttan indirildi. Bundan sonraki ömrü, saraydaki bir odada yanına
konulan iki cariye ile tam bir hapis hayatı şeklinde sürdü. 6 Aralık 1693'de
Edirne'de vefat etti. Cenazesi İstanbul'a gönderildi ve Yeni Cami'deki
Türbesine, annesi Turhan Sultanın yanına defnedildi.
Erkek Çocukları : İkinci Mustafa, Üçüncü
Ahmed, Bayezid.
Kız çocukları : Hatice Sultan, Safiye
Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan
MİMARİ ESERLER
Sultan Dördüncü Mehmed, 39 yıl gibi uzun sayılabilecek
bir süre Osmanlı tahtında kaldı. Osmanlı Devleti'nin en geniş sınırlarına
ulaştığı bu devir boyunca mimari alanda da bir çok faaliyet
gerçekleştirildi. 60 yıl önce yarım kalan Yeni Camii ve Külliyesi
tamamlandı.
1658-60 yılları arasında Rumeli ve Anadolu hisarları tamir
edildi.
Mısır Çarşısı,
Hünkar Kasrı,
Divanyolu Köprülü Külliyesi,
Safranbolu Köprülü Mehmed Paşa Camii,
Vezirköprü Fazıl Ahmed Paşa Külliyesi,
İncesu Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii ve
Kervansarayı inşa edildi.
Sultan Dördüncü Mehmed, tahta çıktığında Çanakkale Boğazı
Venediklilerin ablukası altında bulunuyordu. Saray içindeki çekişmeler
yeniçeri ve Celali isyanları devam ediyordu.
Dört padişahın saltanatı süresince Kösem Sultan devlet ve harem
hakimiyetini ele geçirmişti. Yaptığı entrikalara bir yenisini eklemeye
çalışan Kösem Sultan ve yakın çevresi, padişahı zehirleyip yerine Şehzade
Süleyman'ı geçirmeyi planladılar. Ancak Turhan Sultan, durumu son anda haber
alıp Kösem Sultanı boğdurttu (3 Eylül 1651).
TARHUNCU AHMED PAŞA
Sultan Dördüncü Mehmed döneminde sadrazamlığa getirilen
Tarhuncu Ahmed Paşa, Girit'i fethetmek, donanmayı yeniden kurmak ve devlet
bütçesini düzenlemek için çalışmalar yaptı. 1652 yılında sadrazam olan
Tarhuncu Ahmed Paşa, bütçeyi denkleştirmek için verilen gereksiz hediye ve
bahşişleri sınırlandırdı.
Saray harcamalarını azaltmaya çalışan, ilk kez mali yıl bütçesini önceden
hazırlayan Tarhuncu Ahmed Paşa, çıkarları elden gidenlerin yalan ve
dedikoduları sonucu idam edildi (1653). Tarhuncu Ahmed Paşa'nın
öldürülmesinden sonra ülkede siyasi istikrar kalmadı.
Yeteneksiz kişiler yönetime hakim oldu. Yeniçeri ve sipahi ayaklanmaları,
Celali hareketleri durmadı. Kıtlık sonucu köylülerin arazilerini terk
etmeleri, şehirlerde nüfus artışına yol açtı ve işsizlik boy gösterdi
KÖPRÜLÜLER DEVRİ
Sık sık meydana gelen sadrazam değişiklikleri, Osmanlı
İmparatorluğu'ndaki kötü gidişe son verilmesine engel oluyordu. Bu sıralarda
gerek halk, gerekse devletin ileri gelenleri arasında Köprülü Mehmed
Paşa'nın sadrazam olması ile bütün işlerin düzeleceği yolunda bir inanç
doğmuştu. Sadrazam olması için teklif götürülen Köprülü Mehmed Paşa, bazı
şartlar ileri sürdü.
Osmanlı tarihinde ilk kez bir kişi sadrazam olmak için bazı şartlar ileri
sürüyordu. Saray devlet işlerine karışmayacak, istediği atamaları yapacak,
hakkında bir şikayet olursa savunması alınmadan bir işlem yapılmayacaktı. Bu
şartları kabul eden Sultan Dördüncü Mehmed, 15 Eylül 1656 tarihinde Köprülü
Mehmed Paşa'yı sadrazamlığa getirdi.
Mali konularda bir çok düzenleme yapan Köprülü Mehmed Paşa, ulema arasında
mevcut olan dini tartışmayı da sona erdirdi. Venedikliler tarafından işgal
edilen Limni (15 Kasım 1657), Bozcaada ve İmroz geri alındı.
Konotop zaferiyle Rus Ordusu yenilgiye uğratıldı (12 Temmuz
1659) ve Erdel Beyi Rakoçi'nin isyanı bastırıldı (12 Kasım 1659).
Anadolu'da bağımsız yaşamaya başlamış beyler üzerine kuvvetler gönderdi ve
istikrarı sağladı. Köprülü Mehmed Paşa, Sultan Dördüncü Murad ve Kuyucu
Murad Paşa gibi şiddet yoluyla, ülkede asayişi sağlamaya çalıştı. Beş yıllık
sadrazamlığı sırasında 35.000 kişiyi öldürttüğü söylenir.
Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'nın 30 Ekim 1661 tarihinde vefatı üzerine, oğlu
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa sadrazamlığa tayin edildi.
Bu sırada Erdel Beyliği yüzünden Osmanlı-Avusturya savaşları devam ediyordu.
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Avusturya üzerine sefere çıktı. Uyvar (24 Eylül
1663), Novigrad (4 Kasım 1663) kalelerinin fethedilmesi üzerine Avusturya
barış istedi.
Yapılan Vasvar antlaşmasıyla (10 Ağustos 1664), Erdel Beyliği Osmanlı
Devleti'ne bağlı kalacak, Uyvar ve Novigrad kaleleri Osmanlılara bırakılacak
ve Avusturya savaş tazminatı verecekti.
Venediklilerin Girit için vergi vermeyi teklif etmesini kabul etmeyen
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, donanmayla sefere çıktı. Selanik limanlarından
Girit adasına silah ve cephane nakledildi. Benefşe üzerinden Girit'e gelip,
Hanya'dan karaya çıkan Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Kandiye kalesini kuşattı.
Yirmi altı ay süren bir kuşatmadan ve şiddetli çarpışmalardan sonra, Kandiye
5 Eylül 1669'da teslim olunca Girit'in fethi tamamlandı
BUÇAŞ ANTLAŞMASI
Hotin antlaşmasından sonra, Lehistan ve Osmanlı Devleti
arasında elli yıl süren bir barış süreci yaşanmıştı. Osmanlı himayesindeki
Ukrayna Kazaklarına saldıran Lehliler, barışı bozdular. Sultan Dördüncü
Mehmed ve Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Ukrayna kazaklarının yardım istemesi
üzerine, Lehistan seferine çıktılar. Osmanlı ordusunun ard arda kazandığı
başarılardan sonra, Lehistan barış istedi. İmzalanan Bucaş antlaşmasıyla (18
Ekim 1672), Podolya Osmanlılara geçti. Lehistan Kırım Hanına vergi ödemeye
devam edecekti. Ayrıca Lehistan her yıl Osmanlı Devleti'ne 22.000 altın
ödemeyi kabul ediyordu.
Lehistan meclisinin, bu antlaşmadaki para maddesini kabul etmemesi üzerine,
4 yıl süren İkinci Lehistan seferine çıkıldı. Bazı kalelerin fethedilmesi
üzerine, Lehistan elçisi, Podolya ve Ukrayna'nın iadesi şartıyla antlaşma
istediyse de bu kabul edilmedi. Bu arada Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın
hastalanması üzerine, 1675 yılında Lehistan serdarlığına İbrahim Paşa tayin
edildi. Sultan Dördüncü Mehmed, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa ile birlikte
Edirne'ye döndü.
İbrahim Paşa, kısa sürede 48 kale ve palangayı fethedince, Lehistan tekrar
antlaşma istedi. 27 Ekim 1676'da Zarawno'da imzalanan antlaşma ile 22.000
altından vazgeçilmek şartıyla, daha önce Köprülü Fazıl Ahmed Paşa tarafından
imzalan Buçaş antlaşmasının maddeleri aynen kabul edildi. Sadrazam Köprülü
Fazıl Ahmed Paşa antlaşmanın imzalandığı haberini aldıktan bir süre sonra 3
Kasım 1676 tarihinde vefat etti.
II. VİYANA KUŞATMASI
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın vefatı üzerine, 5 Kasım 1676
tarihinde Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sadrazamlığa getirildi. Rusya
seferinin, yapılan barış antlaşmasıyla bitmesinden sonra, Macaristan'da
Avusturya'ya karşı isyan edip tekrar Osmanlı Devleti himayesini isteyen
Tökeli İmre (Emeric Thökely), Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından Orta
Macaristan Kralı ilan edildi.
Macarların lideri konumuna gelen Tökeli İmre, Avusturya kralı I. Leopold'a
karşı direnişe geçti. Tökeli'nin Osmanlılardan yardım istemesi üzerine, bunu
fırsat bilen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Viyana'yı kuşattı(14 Temmuz 1683).
60 gün süren kuşatma sırasında Viyana'ya 18 büyük yürüyüş gerçekleştirildi.
Ancak büyük ve son saldırı için Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sürekli
bekliyordu. Bu arada Papanın çağrısı üzerine Lehistan Kralı Jan Sobiyeski
Viyana'nın yardımına yetişti.
Düşmana 80 bin kişilik ordusuyla büyük moral ve güç kazandıran Lehistan
Kralının gelmesiyle, Osmanlı Ordusu iki ordu arasında sıkıştı. Kırım
kuvvetlerinin yeterli gayreti ve mücadeleyi göstermemesi üzerine, Osmanlı
ordusu dağıldı ve büyük bir bozguna uğradı; ordu hızlı ve düzensiz şekilde
Belgrad'a doğru geri çekildi.
İkinci Viyana Kuşatması'ndaki başarısızlık Sultan Dördüncü Mehmed'in
Merzifonlu Kara Mustafa Paşaya olan güvenini sarsmadıysa da, düşmanları
sadrazamı başarısızlığın tek sorumlusu olarak gösterdiler. Merzifonlu Kara
Mustafa Paşa Belgrad'da idam edildi. Yerine Kara İbrahim Paşa sadrazamlığa
getirildi.
Viyana önlerinde bozguna uğrayan Osmanlı Ordusu geri çekilince düşman
kuvvetleri Macaristan girdi. Sırasıyla Vişgrad (18 Haziran 1684), Uyvar (19
Ağustos 1685), Budin (2 Eylül 1686) kaleleri Avusturyalıların eline geçti.
Diğer taraftan Venedik, Avusturya ile anlaşarak Osmanlı Devleti'ne karşı
cephe açtı ve adaların bazılarını ele geçirdi. Venedik Yunanistan'da Patras,
Korent, İnebahtı, Mizistre gibi önemli kalelere ve son olarak Atina'yı ele
geçirdi (25 Eylül 1687).
İkinci Viyana Kuşatması'nın Osmanlı tarihinde önemi büyüktür. Şimdiye kadar
bu denli büyük bir yenilgiye uğramayan Osmanlı Devleti artık gerilemeye
başlıyordu. İkinci Viyana Kuşatması'ndan sonra Avrupa Devletleri Türkleri
Avrupa'dan çıkarma umuduna kapılıp kutsal ittifakı kurdular.
Avusturya ve Venedik'e karşı alınan mağlubiyetler ve önemli kalelerin
kaybedilmesi Osmanlı Devleti'nde büyük yankı uyandırmıştı. Ordu da isyanlar
başladı. Askerler başarısızlığının sebebi olarak Sultan Dördüncü Mehmed'i
suçluyorlardı. Askerlerin isteği ile sadrazam olan Siyavuş Paşa, bütün
devlet adamlarının hazır bulunduğu bir toplantıda Sultan Dördüncü Mehmed'in
tahttan indirilerek yerine Şehzade Süleyman'ın tahta geçirilmesine dair bir
karar aldı. Sultan Dördüncü Mehmed 8 Kasım 1687 tarihinde tahttan indirildi