|
Osmanlı
İmparatorluğu

SULTAN
İKİNCİ BAYEZİD
1481 - 1512
|
Babası |
: Fatih Sultan Mehmed |
|
Annesi |
: Mükrime Hatun |
|
Doğumu |
: 3 Aralık 1447 |
|
Ölümü |
: 26 Mayıs 1512 |
|
Saltanatı |
: 1481 - 1512 |
|
Devlet Sınırları |
: 2.375.000 km2 |
HAYATI
Sultan İkinci Bayezid
3 Aralık 1448'de Dimetoka'da doğdu. Babası cihan padişahı Fatih Sultan
Mehmed Han, annesi Mükrime Hatun adında bir Türk kızıdır. Uzun boylu, geniş
göğüslü ve kuvvetli bir vücuda sahipti. Yüzü yuvarlak ve gözleri elaydı.
Cesur ve atılgandı.
Aynı zamanda çok halim selim ve dinine bağlı bir padişahtı. Babası Fatih
Sultan Mehmed ilme ilgi duyduğu için, oğlu Şehzade Bayezid'e iyi bir eğitim
verdi. O devrin en meşhur alimlerinden ders okutturdu ve bütün İslam
ilimlerini en iyi şekilde öğrenmesini sağladı.
Sultan İkinci Bayezid yedi yaşında iken, Hadım Ali Paşa nezaretinde Amasya
valiliğine tayin edildi. Amasya, Selçuklular devrinden beri önemli bir ilim
ve kültür merkeziydi. Padişah olacak şehzadelerin yetişmesi için, bu
vilayette bütün şartlar vardı.
Sultan İkinci Bayezid, dinine çok bağlı olduğu için kendisine Bayezid-i Veli
denildi. Sultan İkinci Bayezid, şairleri saraya toplar, onlarla sohbet
ederdi. Çok merhametli bir padişah olan Sultan İkinci Bayezid, sık sık
fakirlere sadaka dağıtırdı.
Arapça ve Farsça'yı gayet iyi biliyordu. Çağatay lehçesi ve Uygur alfabesini
de öğrendi. İslam ilimlerinin yanı sıra, matematik ve felsefe tahsili de
yaptı. 24 Nisan 1512'de padişahlıktan ayrılmak zorunda kalan Sultan İkinci
Bayezid, bir ay kadar daha yaşadı ve 26 Mayıs 1512'de vefat etti.
Erkek çocukları: Mahmud, Ahmed, Şehinşah, Yavuz Sultan Selim, Mehmed,
Korkud, Abdullah, Alimşah
Kız çocukları:Aynişah, Gevher, Mülük Sultan, Hatice Sultan, Selçuk ve
Hüma Hatun.
MİMARİ
ESERLER
Sultan İkinci Bayezid İstanbul'da birbirinden güzel bir
çok mimari eser ve kütüphaneler yaptırdı. 1505'de İstanbul Bayezid Camii
ibadete açıldı. 14 Eylül 1509'da tarihinde "Kıyamet-i
Suğra - Küçük Kıyamet" adıyla anılan deprem meydana gelmişti. Bu
deprem İstanbul'u harabe haline getirdi. 1510 yılında İstanbul yeniden inşa
edilmeye başlandı.
Sultan İkinci Bayezid'in yaptırdığı eserlerden bazıları şunlardır;
İstanbul Davud Paşa Camii,
Tokat Hatuniye Camii,
Çemberlitaş Atik Ali Paşa Camii,
Amasya Sultan İkinci Bayezid Külliyesi,
Amasya Bayezid Medresesi,
Edirne Bayezid Camii ve Medresesi,
İstanbul Bayezid Medresesi,
İstanbul Şehzade Camii.
CEM SULTAN
3 Mayıs 1481'de Fatih
Sultan Mehmed'in ölümü üzerine Amasya'da bulunan Şehzade Bayezid ve Konya'da
bulunan Cem Sultan'a sadrazam Karamani Mehmed Paşa tarafından ulaklar
gönderildi. Ancak Cem Sultan'a gönderilen haberci, yolda Anadolu Beylerbeyi
Sinan Paşa tarafından yakalandı.
Cem Sultan, babasının vefatını dört gün sonra öğrenebildi. Bu olayların
yaşanması üzerine yeniçeriler ayaklanıp Karamani Mehmed Paşa'yı öldürdüler
(4 Mayıs 1481). Şehzade Bayezid'in, İstanbul'da bulunan oğlu Korkut'u
saltanat naibi ilan ederek onu tahta çıkardılar.
Şehzade Bayezid, 21 Mayıs 1481 günü İstanbul'a varır varmaz devlet idaresini
eline aldı. Cem Sultan ise 4000 kadar askeriyle birlikte 27 Mayıs 1481'de
İnegöl önlerine geldi. Sultan İkinci Bayezid, Ayas Paşa idaresindeki bir
orduyu Cem Sultan'ın üzerine gönderdi.
28 Mayıs'ta yapılan savaşı kazanan Cem Sultan Bursa'da padişahlığını ilan
etti. Kendi adına hutbe okutarak para bastırdı. Çok geçmeden Sultan İkinci
Bayezid'e bir mektup gönderen Cem Sultan, Osmanlı topraklarını eşit olarak
paylaşmayı teklif etti. Kabul edilemeyecek bu teklif karşısında harekete
geçen Sultan İkinci Bayezid, ordusuyla birlikte Cem Sultan'ın üzerine
yürüdü. Yenişehir Ovası'nda yapılan savaşı kaybeden Cem Sultan, Konya'ya
geldi. Burada da kalamayacağını anlayan Cem Sultan, yanına ailesini de
alarak Kahire'ye doğru yola çıktı. Kahire'de iken Hac mevsiminde Hicaz'a
gitti.
Hac'dan sonra tekrar Kahire'ye gelen Cem Sultan, ağabeyi Sultan İkinci
Bayezid'den bir mektup aldı. Bu mektupta, padişahlıktan vazgeçtiği takdirde
kendisine bir milyon akçe ödeneceği belirtiliyordu. Ancak Cem Sultan bunu
kabul etmedi. İkinci bir teklifi de geri çeviren Cem Sultan, tekrar ülkesine
döndü.
27 Mayıs 1482'de Konya'yı kuşatan Cem Sultan, Sultan İkinci Bayezid'in
yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırarak Ankara'ya gitti. Oradan da tekrar
Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu. Bu sırada Rodos şövalyelerinden
Pierre d'Aubusson onu Rodos'a davet etti.
29 Temmuz 1482'de Rodos'a giden Cem Sultan, yapılan antlaşma gereğince
istediği zaman adadan ayrılacağını düşünüyordu. Ancak sahtekar şövalyeler
buna hiçbir zaman izin vermediler ve Cem Sultan esir hayatı yaşamaya
başladı. Cem Sultan'ın Rodos şövalyelerinin eline düşmesi, hem kendisi hem
de Osmanlı tarihi için talihsiz bir olay olmuştur.
Cem Sultan daha sonra, Fransa'ya gönderildi. Cem Sultan'ın Fransa'dan başka
bir ülkenin eline geçmesini Osmanlı Devleti açısından sakıncalı gören Sultan
İkinci Bayezid, Fransa'ya bir elçi gönderek Cem Sultan'ın Fransa'da
tutulmasını istedi.
Cem Sultan'ı kullanmak isteyenlerden birisi de Papa VIII.Innocent'di. Papa,
Cem Sultan'ı bahane ederek Osmanlılara karşı bir haçlı seferi düzenlenmesini
istiyordu. Ancak bunda başarılı olamayınca Cem Sultan'a Hıristiyan olma
teklifinde bulundu. Buna karşılık Cem Sultan ona şöyle cevap verdi:
"Değil Osmanlı Saltanatı, hatta bütün dünyanın padişahlığını verseniz dinimi
değiştirmem".
Cem Sultan, ağabeyi Sultan İkinci Bayezid'e yazdığı bir şiirinde ona şöyle
seslenir:
"Sen bister-i gülde yatasın şevk ile handan, Ben kül döşenem külhan-ı
mihnette sebeb ne"
(Sen gül döşenmiş yatakta neşeyle gülerek yatarken, ben zahmet ve eziyet
içinde küle batayım, neden)
Sultan İkinci Bayezid ise ona şöyle cevap verir:
"Çün rüz-i ezel kısmet olunmuş bize devlet, Takdire rıza vermeyesin böyle
sebeb ne, Haccacü'l-Haremeynüm deyüben da'va kılarsun, Ya saltanat-i
dünyeviye bunca taleb ne"
(Bize ezelden saltanat kısmet imiş, sen ise kadere rıza göstermedin buna
sebep ne, Hacca gittin kendini temizlemek davasına düştün, peki dünya
saltanatı için bunca hırs niye"
Cem Sultan vakası Osmanlı tarihinde Yıldırm Bayezid'in Timur'un elinde esir
düşüp, demir kafese hapsedilmesinden sonra ikinci büyük trajik hadisedir.
Rumeli'den tekrar Osmanlı topraklarına gelmek isteyen Cem Sultan, 13 yıl
esir hayatı yaşadı. En son Papa'nın elinden Fransız Kralı tarafından
kurtarılmış, ancak büyük bir ihtimalle zehirlendiği için bir hafta içinde
yolda vefat etmiştir.
Papa'nın bir haçlı seferine kumanda ederek Osmanlı devleti ile savaşma
teklifini reddettiğinde Papa, dilini anlamadığını zannettiği Cem Sultan'a:
"Öyleyse burada it gibi sürün" demesine karşılık olarak Cem Sultan, Papa'ya
şöyle demiştir:
"Sizin elinize düşen itten beter olmayacağızdı da, ya nice olacağızdı" ve
Papa'yı utandırmıştır.
Cem Sultan'ın bakım masrafları için Papa, Sultan İkinci Bayezid'den yılda
40.000 altından fazla para kopartmayı başarmış, Cem Sultan'ı serbest bırakma
tehditleriyle de Osmanlı fetihlerini durdurmuştu. Bu olay ileride Şehzade
katli için de önemli bir mesnet teşkil etmiştir.
Cem Sultan, bunca olaydan sonra 25 Şubat 1495'de vefat etti. Sultan İkinci
Bayezid bu olaya çok üzüldü ve üç gün yas ilan etti ve Cem Sultan'ın
gıyabında cenaze namazı kıldırdı. Sultan İkinci Bayezid Cem Sultan'ın
naaşını alabilmek için çok uğraştı.
Vefatından 4 yıl sonra 1499 yılının Ocak ayında Cem Sultan'ın cenazesi
Osmanlı topraklarına getirilerek Bursa'da kardeşi Şehzade Mustafa'nın yanına
gömüldü. Böylece yıllar süren macerası sona erdi ve en azından cenazesi
kendi topraklarına defnedildi.
BALKANLARDA İLERLEME
Sultan İkinci Bayezid
siyasi ve askeri faaliyetlerine Rumeli'de başladı. Bosna, Fatih Sultan
Mehmed döneminde Osmanlı topraklarına katılmış, Hersek ise henüz
alınamamıştı. 1483'de yapılan akınlar sonucu, bu bölge kesin olarak Osmanlı
Devleti'ne katıldı.
Boğdan vergiye bağlandı. Boğdan Prensliği'ne bağlı Kilya (15 Temmuz 1484) ve
Akkerman (9 ağustos 1484) kaleleri fethedildi. 1491 yılında Macaristan'a
büyük akınlar düzenlendi. Sultan İkinci Bayezid 31 Mayıs 1499'da da Yunan
seferine çıktı.
Memlük Devleti'nin, Cem Sultan'ı koruması ve Ramazanoğulları ile
Dulkadiroğulları Beylikleri üzerinde etkili olarak, Anadolu'nun işlerine
karışması, gergin olan Osmanlı-Memlük ilişkilerini iyice bozdu. 1485 yılında
savaşlar yapıldı. Yapılan savaşlardan önemli bir sonuç elde edilemedi. Adana
ve Tarsus gibi yerler, Mekke-Medine vakıflarına bağlı oldukları gerekçesiyle
geri verildiler (1491).
SAFEVİLER VE ŞAH
KULU
Sultan İkinci Bayezid
döneminde İran'a Safeviler hakim oldu. 1501'de Tebriz'i alan Şah İsmail,
giderek kuvvetleniyordu. Anadolu'da da kendisine ve mezhebine birçok yandaş
buldu.
Bir çok Türkmen kitlesini yanına aldı. İran ve Azerbaycan'da etkisini
gösteren Şah İsmail, Doğu Anadolu'da Osmanlı Devleti'ni ciddi derecede
tehdit etmeye başlamıştı. Anadolu'ya bir çok Şii propagandacı yollayan Şah
İsmail, bu sayede Anadolu'yu yönetimi altına almak istedi.
Propaganda faaliyetleri etkisini göstermeye başlamıştı. 9 Nisan 1511'de
Hamideli ve Teke taraflarında Şah Kulu adında bir Şah İsmail taraftarı isyan
çıkardı. Bu isyan güçlükle bastırıldı.
Şah Kulu yakalanarak idam edildi. Sultan İkinci Bayezid'in son dönemlerinde
ortaya çıkan bu isyan ülkeyi bunalıma sürükledi. Şehzadeler arasında
babalarına ve birbirlerine karşı bir mücadele başladı.
VENEDİKLE SAVAŞ
İstanbul'un alınmasıyla
ekonomik alanda en çok zarar gören devlet Venedik olmuştu. Fatih Sultan
Mehmed zamanında kendilerine kapitülasyonlar verilmiş ve bu sayede Haçlı
birliğinden ayrılmışlardı. Fakat Venedik her zaman için Osmanlı aleyhtarı
bir politika izleyerek, zaman zaman Mora halkını kışkırtıyordu. Sultan
İkinci Bayezid bu sorunu kökünden çözmeye ve Venediklilerin ellerinde kalan
yerleri de almaya karar verdi.
Karadan ve denizden yapılan kuşatmayla İnebahtı (1499), ardından Moron,
Koron ve Navarin kaleleri ele geçirildi. Yunan adalarının da fethedilmesi
üzerine, Osmanlılarla başa çıkamayacağını anlayan Venedikliler barış
istediler. Yapılan barış antlaşmaları sonunda, Osmanlı'nın fethettiği yerler
tekrar Venediklilere verildi
ŞEHZADE SELİM
Sultan İkinci Bayezit'in
sekiz oğlu olmuş, bunlardan Ahmet, Korkut ve Selim dışındakiler babalarının
sağlığında ölmüşlerdi. Hayatta olanların en büyüğü Ahmet, ikincisi Korkut,
en küçüğü ise Selim'di. Ahmet Amasya'da, Korkut Manisa'da, Selim ise
Trabzon'da vali olarak bulunuyorlardı.
İkinci Bayezid Şah İsmail olayında gevşek davranmış devlet işleri bozulmaya
başlamıştı. Babasının tahtan ayrılacağı haberini alan Selim harekete geçti.
3 Ağustos 1511 tarihinde Uğraş Deresi bölgesinde babasıyla savaşan Şehzade
Selim yenildi.
Devlet erkanı Bayezid'in yerine, Şehzade Ahmed'in padişah olmasını
istiyordu. Yeniçeriler ise Şehzade Ahmed'i desteklemiyordu. Ahmed'in
başarılı olamaması üzerine Selim aleyhtarları bu sefer de Korkut'u davet
ederek padişah olmasını istediler. Yeniçeri ocağına gelen Şehzade Korkut'a
saygı gösterildi ise de, Selim'den başkasını padişah olarak görmek
istemediklerini söylediler.
Sultan İkinci Bayezid baskılara daha fazla dayanamadı. 19 Nisan 1512'de
Osmanlı tahtına davet edilen Trabzon Valisi Şehzade Selim, Yenibahçe'de
kurulan otağa yerleşti. Tahta çıktığında 2.214.000 km.kare olan Osmanlı
topraklarını 2.375.000 km.kareye çıkaran Sultan İkinci Bayezid, 24 Nisan
1512'de tahttan çekildi.
|